Tekerlekli Araçların Gelişim Süreci

Komutanlar!

Bildiğiniz gibi son güncellemeyle birlikte tekerlekli araçlar (veya diğer adıyla zırhlı arabalar) World of Tanks'a eklendi. Yeni mekanikler ve farklı oynanış tarzları ile birlikte bu yeni araç sınıfı zengin bir tarihî geçmişe de sahiptir. Hadi bu araçların ilk üretildikleri günden, savaşlarda belli amaçlarla kullanıldıkları döneme kadar olan süreçteki gelişimlerine bir göz atalım.

  • İlk Yıllar 
  • II. Dünya Savaşı Dönemi
  • Dünya Savaşlarının Ardından

Tekerlekli araçlar 19. yy.ın sonları ve 20. yy.ın başlarında ortaya çıkmıştır. Yeni üretilen her askerî araçta olduğu gibi dünya çapındaki ordular bu yeni icada da kuşkuyla yaklaşmışlardı. Bu sebeple I. Dünya Savaşı'na (Büyük Savaş olarak da bilinir) kadar bu araçlar kullanılmadı. Savaşın ardından bile 1916'da üretilen yeni tanklar hâlâ orduların ilk tercihiydi.

İlk zırhlı arabalardan biri sivil bir araç modelinden üretilmişti. Örneğin Birleşik Krallık, meşhur Rolls-Royce Silver Ghost modelini 7,7 mm'lik makineli tüfeğe ve yalnızca 8 ile 9 mm kalınlığında bir zırha sahip bir muharebe aracına dönüştürmüştü.



Zırhlı arabaya dönüştürülen Silver Ghost: Rolls Royce 1920 Mk1 (Bovington Tank Müzesi). [1]

Manş Denizi'nin karşı kıyısındaki Fransa da bu konsepti oldukça benimsemişti ve adını Fransız iş adamı Joseph Archer'den alan Archer aracının ihracatını yapmaya çalışıyordu. Bu araç II. Dünya Savaşı'nda kullanılan tuhaf görünümlü İngiliz tank avcısıyla karıştırılmamalıdır. Archer oldukça hızlıydı (neredeyse 60 km/sa) ve üzerinde bir de makineli tüfek bulunuyordu.

Büyük Savaş'ın başlangıcında bu araçlarla tanışan Almanya da makineli tüfekler için 10'dan fazla kapağı bulunan, devasa büyüklükteki Büssing A5P ile furyaya katıldı. Ancak en nihayetinde bu kapaklara üç adet silah sabitlendi ve geri kalan kapaklara bir atış noktasından diğerine geçmek için hazır bekleyen 10 kişilik bir mürettebat yerleştirildi. Pek pratik sayılmaz öyle değil mi?



Devasa Büssing A5P. [2]

Rusya ise daha kalın zırha sahip arabalar ile bir adım daha ileri gitti, hatta bu araçlar Amerika'dan ithal edilen 5 tonluk Garford kamyonları baz alınarak tasarlandıkları için onlara kamyon desek daha doğru olur. 76 mm'lik anti-taarruz topuna ve 3 adet Maxim makineli tüfeğine sahip bu güçlü arabaların yalnızca Büyük Savaş'ta değil, Rus İç Savaşı ve II. Dünya Savaşı sırasındaki birtakım çatışmalarda da kullanılmalarıyla yeterince dayanıklı oldukları anlaşılmıştır. 

Amerika Birleşik Devletleri için savaş 1916'da başladı. Yine de oldukça hızlı davranarak ilk zırhlı araç bölüklerini kurdular. Bethelem Çelik Fabrikası'nın çalışmaları sonucunda 40 araçlık bir zırhlı birlik o sene New York şehrindeki geçit törenine katıldı.

Birçok ülke daha fazla zırhlı araba üretmeyi denedi. Ancak I. Dünya Savaşı daha çok hendeklerde geçtiği için bu hendekleri aşabilecek en uygun araçlar tanklardı. İlk yıllarda bu araçların hissettiği bir başka eksiklik ise onlara göre yapılmış yollara, karlı zeminde gidebilmek için zincirlere ve hatta atlara ihtiyaç duymalarıydı... Yanlış okumadınız. Motorlarının daha uzun ömürlü olması ve fazla ses çıkararak düşman tarafından tespit edilmemeleri için bu araçların hayvanlar tarafından taşınması gerekiyordu.

Büyük Savaş bir hendek mücadelesine dönüşmemiş olsaydı, zırhlı arabalar bu dönemde etkin rol oynayabilirlerdi. Ancak bu konseptin hak ettiği değeri görmesi için 20 sene geçmesi gerekti. 1939'a geldiğimizde tekerlekli araçların görevleri ve kullanım alanları daha belirgin hâle gelmişti. Düşmanın konumunu belirleme çalışmaları da bunlardan biriydi.

Teknik açıdan bakıldığında dönemin en iyi araçları Alman ve Fransız zırhlı arabalarıydı.İki gözcü noktası ve 25 mm'lik topa sahip olan Panhard 178 güçlü bir dört çekerli (4x4) araçtı. Almanya da Sd.Kfz.221, 222 ve 223 gibi 4x4 araçlara ve hatta çok daha büyük 8x8 şasili araçlara sahipti.

Panhard 178 (Samur Müzesi). [3]

Sovyetler Birliği ise BA-20M ve sonraları daha güçlü bir topa sahip olacak BA-10A'yı kullanıyordu. İlerleyen dönemde daha hafif ve süratli bir araç olan BA-64, II. Dünya Savaşı'nda Kızıl Ordu'nun kullandığı tekerlekli araç olarak tarih sahnesindeki yerini aldı.

Sonuç olarak Kuzey Afrika Cephesi yaygın olarak tekerlekli araçların kullanıldığı bir savaş alanına dönüştü. İngiliz Ordusu, efsanevi Alman generali Erwin Rommel'i çölde alt edebilmek için tanklar yerine zırhlı arabaları kullanmak zorunda kaldı. Daha süratli olan bu araçların kullanımı da kolaydı ve çok daha geniş bir alanı kontrol edebiliyorlardı. İtalyanlar da bu durumun farkında oldukları için savaşlarda meşhur Autoblinda AB41 araçlarını kullandılar.



İşte bu "Tekerlekli Tanklar"dan biri: Panzerspähwagen Sd.Kfz. 234/3 Stummel (7,5-cm KwK L/24). [4]

Zırhlı arabalar o kadar kullanışlıydı ki Kuzey Afrika Cephesi yepyeni bir tekerlekli araç sınıfının doğuşuna sahne oldu; "Tekerlekli Tanklar". Manevra kabiliyetleri pek değişmeyen bu araçlar, normal tanklarınkine benzer silahlara sahipti. İngilizler AEC ve Staghound olarak da bilinen T17E1 araçlarını sahaya sürdüler. Mihver Devletleri tarafında ise çöl şartları için Sd.Kfz.234 modelleri geliştirildi ve bu araçların tüm Avrupa'da başarıyla savaşabilecek kadar etkili oldukları anlaşıldı. 

II. Dünya Savaşı'nın her iki tarafta savaşan ülkelere farklı etkileri oldu. Savaş sırasında zırhlı arabaların oldukça kullanışlı olabileceği anlaşılsa da bazı ülkeler buna pek ikna olmamıştı. Örneğin ABD herhangi bir "tekerlekli tank" üretmedi ve zırhlı araba konsepti yıllarca göz ardı edildi.

Diğer yandan İngilizler ise Saladin gibi hafif zırhlı arabaları üretmeye devam ettiler.

Alvis Saladin (Cosford Kraliyet Hava Kuvvetleri Müzesi). [5]

II. Dünya Savaşı'ndan sonra Sovyetler Birliği uzunca bir süre boyunca tekerlekli araçları askerî personel taşımacılığında kullandı.

Zırhlı arabaların başından beri en büyük takipçisi olan Fransa ise şu anda oyunumuzda da bulunan Panhard EBR modelleri gibi "tekerlekli tanklara" benzer birçok zırhlı araba üretti!

Kapat