Dikkat!
Baktığınız haber ögesi eski web sitesi formatındadır. Bazı tarayıcı sürümlerinde gösterim sorunları olabilir.

Kapat

II. Dünya Savaşında Kadınlar: Sivil Cephede ve Savaş Cephesinde

Komutanlar,

Kadın mürettebat üyelerini oyuna getiren, yeni eklenen Kişisel Görevleri Dünya Kadınlar Gününü kutlamak ve II. Dünya Savaşında kadınların rollerini hatırlamak için bir fırsat olarak kullanmak istiyoruz.

Kadınlar II. Dünya Savaşı boyunca hem evde, hem de üniformalı olarak önemli bir rol oynadılar. II. Dünya Savaşı'ndaki o zamana kadar karşılaşılmamış global çekişme, tüm nüfusun harekete geçmesinin aciliyetini ve dolayısıyla kadınların rollerinin büyümesini kaçınılmaz kıldı. Sadece oğulları, eşleri, babaları ve kardeşleri ile sınırlı kalmayıp kendi zamanlarını, enerjilerini ve hatta bazıları hayatlarını savaşa verdi.

Hem Müttefik hem de Mihver devletleri açısından II. Dünya Savaşında yer alan farklı uluslardan kadınların rollerine bir göz atalım.

 

II. Dünya Savaşında İngiliz Kadınları


Sivil Cephede görevde bulunan kadınları gösteren poster

İngiltere savaşa girdiğinde, tıpkı I. Dünya Savaşında olduğu gibi daha önce kadınlara yasak olan iş imkanları açıldı. II. Dünya Savaşında bu ülkenin başarısı için kadınlar hayati bir rol oynamışlardı.

İngiltere'de kadınlar savaş başarısı için hem sivil hem de askeri görevler için gerekliydi. Sivil erkek ve kadınların İngiliz savaş çabalarına olan katkısı "Sivil Cephe" terimi ile bilinip kabul edildi. Bu, yerel ölçekte, kısıtlı yiyecek ile yaşam, geri dönüşüm, fabrikalarda mühimmat üretmek ve çiftlikte çalışmak gibi savaş işlerinde mücadele eden bu insanlar sayesinde daha genç erkeklerin orduya katılmasına imkan sağlandığını ifade ediyordu.

İlk önce yalnızca 20-30 yaş arasındaki bekâr kadınlar çağrıldı, fakat 1943 yılının ortalarında bekâr kadınların %90'ı, evli kadınların ise %80'i fabrikalarda, tarlalarda ya da silahlı kuvvetlerde çalışıyordu.

  • 640.000 kadın silahlı kuvvetlerde hizmet verdi.
  • 55.000'i silahlı hizmet verdi ve gerekli hava savunması sağladı.
  • 80.000'i kara ordusunda hizmet verdi.

Silahsız uçaklar ile uçmak, ambulans sürmek ve düşman hattının gerisinde SOE (Özel Harekat Yönetimi) çatısında gizli ajan olarak çalışmak gibi çeşitli başka işler de vardı. Bu kadınlar genellikle işgal altında olan Fransa'ya paraşütle ya da özel Lysander uçaklarıyla indiriliyordu. İşleri inanılmaz biçimde zordu, çünkü küçük bir hata bile onları esir alınmaya, işkenceye ya da ölüme götürebilirdi.

Menzil bulucuyu işleten ATS kadınları

Belki de tehlikeye en çok maruz kalan hizmet birimi ATS (Yardımcı Bölgesel Hizmet) idi. Uçaksavarlarda görev yapan kadınlar Ack Ack Girls olarak biliniyordu. Genç Alman pilotlarını düşürüp, öldürme fikriyle başa çıkamayacaklarını düşündüğü için, Winston Churchill verdiği bir emir ile ATS kadınlarının uçaksavar silahları ile ateş etmesini yasakladı. Oysa tuhaf bir şekilde, bir uçağı takip etmelerine, mermiyi topa koymalarına ve ateşleme ipi çekildiğinde orada bulunmalarına, yani çok önemli bir rol almalarına izin veriliyordu.

Savaş sırasında kadınların üstlendiği görevler şunları kapsıyordu:

  • Teknisyen
  • Mühendislik
  • Tank Şoförlüğü
  • Gemi İnşası
  • Fabrikalarda çalışma; bomba ya da uçak parçaları yapımı
  • İtfaiye araçlarını sürme
  • Tesisatçılık
  • Ambulans şoförlüğü
  • Hemşirelik

Prenses Elizabeth (şu anki Kraliçe) Yardımcı Bölgesel Hizmette, Nisan 1945

 

II. Dünya Savaşı Sırasında Amerikan Kadınları

Pearl Harbor'a yapılan Japon saldırısından sonra hızlı bir şekilde Amerika kendini savaşa adadı. Bu adayış Amerika'nın kadınlar da dahil, tüm kudretini kullanmayı kapsıyordu.

  

Deniz Kuvvetleri Kadın Alayı'ndan iki kadın asker sualtı bombasını yüklemeye hazırlanıyor (solda) ve kadın pilotlar Lockbourne AFB, Ohio'da "Pistol Packin' Mama" B-17'den ayrılırken (sağda)

Yaklaşık 350.000 Amerikan kadını hem ülkelerinde hem de yurtdışında üniformalı hizmet verdi, yeni kurulan Kadınlar Ordu Yardımcı Birliği, (WAAC'ler, daha sonra Kadınlar Kolordusu olarak adlandırıldı), Deniz Kuvvetleri Kadın Alayı (WAVES), Deniz Piyadeleri Kadın Alayı, Hava Kuvvetleri Hizmet Pilotları (WASPS), Ordu Hemşireler Teşkilatı ve Deniz Kuvvetleri Hemşireler Teşkilatı için gönüllü hizmet yaptı.

Cam kubbenin içindeki bu kadın Long Beach, Kaliforniya'da B-17 bombardıman uçağının burun kısmında son rötuşları yaparken. Douglas Uçak şirketi tesisinde çalışan pek çok yetenekli kadından biri
(Alfred Palmer/OWI/LOC).

 

II. Dünya Savaşında Sovyet Kadınları

Sovyet Kadınları II. Dünya Savaşında önemli bir rol oynadılar. Almanların tersine, Sovyetler "yardımcı" olma aşamasını tamamen atlayarak kadınlarını erken harekete geçirdiler. Pek çok Sovyet kadını üniformasızdı ve dolayısıyla bilfiil partizanlar olarak kabul edildiler.

588. Gece Bombardıman Alayı kadınları, arkalarında uçakları ile beraber

İkinci Dünya Savaşı boyunca yaklaşık 800.000 kadın Kızıl Orduda hizmet verdi ve bunun yarısından fazlası ise cephe hattındaki görev ünitelerindeydi. Pek çoğu kadın üniforması ile eğitildi. Hizmet eden kadınların üçte birine havan topu, hafif ve ağır makineli silahlar veya otomatik tüfekler için ilave eğitim verildi. Bir diğer 300.000 kişi uçaksavar ünitelerinde görev yaptı.

En çok bilinen birliklerin arasında, daha sonraları Sovyet Hava Kuvvetleri’nin 46. "Taman" Muhafızları Gece Bombardıman Hava Alayı olarak tanınacak olan, 588. Gece Bombardıman Alayı kadın pilotlarının oluşturduğu Gece Cadıları bulunmaktaydı. Binbaşı Yevdokia Bershanskaya'nın önderlik ettiği bu alay, Albay Marina Raskova tarafından kurulmuştu.

 

II. Dünya Savaşında Alman Kadınları


Hitlerin Nazi rejimi altındaki kadınların rolü konusundaki fikri çok açıktı. Bu rol ise eşleri çalışırken evde kalıp, iyi bir anne olup, çocuklarını büyütmeleriydi.

Fakat savaş, durumu önemli ölçüde değiştirdi ve bazı Nazi rejimi ideolojileri zorunluluktan terk edildi. 1944-45'de 500.000'in üzerinde kadın Alman silahlı kuvvetlerinde (Wehrmacht) üniformalı yardımcılar olarak gönüllü oldu.

Uçaksavar ünitelerinde görev alan Alman kadınları silahların tüm özelliklerini öğrenmişlerdi fakat silahları ateşlemekten men edilmişlerdi. Hitler ve danışmanları bu yardımcıların silahları ateşlemesine toplumun karşı çıkacağına sıkı sıkıya inanıyorlardı. Gerçekten de Alman propagandası, yardımcı birliklerdeki tüm kadınları "silah kadınlar" (flintenweiber) olmamaları için uyardı. "Silah Kadınlar", silah taşıyan ve ateşleyen Sovyet kadınları için kullanılan aşağılayıcı bir Alman terimiydi.

"Kasım 1944'de Hitler, hiçbir kadının silahların kullanımı konusunda eğitilmemesi için resmi bir emir yayınladı. Tek istisna Alman imparatorluğunun Sovyetler tarafından kolayca istila edilebilecek ücra bölgelerinde yaşayan kadınlardı. Böyle bir bölgede, 22 yaşında Pomeranyalı Erna adındaki bir kadın, erkek bir çavuş ve er ile üç tankı bazukayla yok ettiğinde "Demir Haç" (ikinci sınıf) ile ödüllendirilmişti. Gerçekten de, Alman propagandası bazukanın en dişi silah olduğunu öne sürüyordu. Freikorps (gönüllü kıtası) 1945'de kuruldu ve bazuka, el bombası ve otomatik tüfek kullanımı konusunda eğitildiler." (Journal of Military History, Vol. 57, No. 2 (Nisan, 1993), sayfa 301-323'ten bir alıntı)

 

Avrupa'nın Başka Yerlerinde..

 

 Michelle Dubois: kadın direnişini temsil eden bir popüler kültür temsilcisi

Yugoslavya

Yaklaşık 100.000 kadın, 600.000 erkekle beraber Tito'nun Yugoslav Ulusal Özgürlük Ordusu'nda hizmet verdi. Propagandaları kadın haklarına ve cinsiyet eşitliğine olan hassasiyetlerine dikkat çekmekti ve geleneksel kadın halk kahramanlarının resimlerini kullandılar. Savaştan sonra, kadınlar geleneksel rollerine geri döndüler fakat tarihçilerinin direnişte kadınların rolüne ekstra ilgi göstermelerinden dolayı Yugoslavya bu konuda farklıydı.

Pek çok kadın Fransa, İtalya ve Polonya'nın direnişinde hizmet etti.

Fransız kadın direnişi popüler kültürün bir parçası oldu. Michelle Dubois'un “Allo Allo!” BBC dizisindeki kahraman, bunun en göze çarpan örneklerinden birisidir.

 

Genellikle insanlık tarihinin bu en büyük ve en bilinen savaşlarını öğrenirken, sanki tarihten yok olmuşlar gibi kadınların rolünü es geçiyoruz ya da büyük bir resmin arka planı gibi görüyoruz.

Umarız bu yazı, kadına olan bakış açışını ve kadının insanlığın bu karanlık dönemindeki rolünün algılanmasını birazcık olsa da değiştirebilir. Burada anlatılan kadınlar ülkelerini temsil etmek ve korumak için büyük çaba harcadılar ve bu kesinlikle herkesçe böyle bilinmelidir.

 

The_Challenger'ı Facebook'tan takip edin!  

 


Kaynaklar:

“The Journal of Military History”, Vol. 57, No. 2 (Nisan, 1993), sayfa 301-323

 D’ Ann Campbell, online baskı "Women in Combat”

Bernard A. Cook (2006). "Women and war: a Historical Encyclopaedia from Antiquity to the Present”

Halka açık kaynaklar 

Kapat