Dikkat!
Baktığınız haber ögesi eski web sitesi formatındadır. Bazı tarayıcı sürümlerinde gösterim sorunları olabilir.

Kapat

Mermi Balistikleri

Mermi balistiklerinin ayrıntılı bir incelemesi için şimdi klavyeyi muhteşem oyuncularımızdan biri olan Panzergranate'ye teslim ediyorum.

"Fear Naught"
The_Challenger

 


 

1979’da bir tank topçusuydum ve zırhta delik açmanın ardındaki teknik beni büyülüyordu, 3 Rarden APDS’nin eski bir hedefin üzerine atılmasını ve bunlardan birinin sekmesini izledim. Hepsi hedefteki aynı alana isabet etti ama bir tanesi biraz daha yavaş gitti ve biraz saptı, bu da hedefe çarptığında geri sekmesine yol açtı.

Temelde amaçları olabildiğince yüksek miktarda patlayıcıyı belirli bir doğrulukta ve uzun bir mesafeye iletmek olan top mermilerinin aksine, zırh delici mermiler ve atışlar, maksimum nüfuz kabiliyeti için ciddi şekilde tasarlanıyor, dökülüyor ve düzeltiliyor (ki bu da ilk atışta nüfuz etme şansını artırıyor).

Savaştan önce AP mühimmatını cilalayan tank personelinin resimlerini görenler olmuştur. Elimde bir çok kitapta olan bir resim var; Sovyet T-34/76D personeli yere dikkatle dizilmiş BR-350A ya da BR-350B APHEBC mermilerini tanka yerleştirmeden önce cilalıyor. HE mermileri yanlarında yığılmış.

Topçular W D Lewis ve F J Hall, 33/61 zırhlı Alayı, Kraliyet Topçu Birliği; Vergato İtalya’da, Amerikan yapımı 155mm’lik bir 'Long Tom' topunun mermilerindeki çamur temizliyor.

 

Topçunun tetik pedalına basması ile hedefin isabet alması arasındaki süreç şu şekilde işliyor:

Fünye ateşleniyor, iticinin arka ucunu ateşliyor, ateşlenen itici yanarken süper yüksek basınçlı gazlara dönüşüyor. (Balistik hesaplamaları yapmak amacıyla, kalibre uzunluğunun kuyruk yüzünden alınmasının nedeni budur).

İşte burada, ilk hızda büyük bir etkisi olan ilk kaotik etkiyle karşılaşıyoruz: İtici yanma hızı sabit olmadığı gibi, yanmama veya maksimum verimlilikte içten yanma arasındaki limitlerde de değişkendir.

Zaten ses ötesi hızda hareket eden itici, mermiyi ya da atış tabanını etkiler ve kendi ataletinin bir kısmını ona aktarır. Kurşunun daha ağır olan kütlesi nedeniyle, itici bu etkide hızının büyük bir kısmını kaybeder. Her ikisi de ses altı bir hızda hareket etmeye başlar ancak itici yanmaya ve genleşen gazlar oluşturmaya devam ettikçe hızlanır.

İzli mermi varsa bu şiddetli çarpışma ile ateşlenir. APHE tipi mermilerde (ve bazı sıradan HE ve parça tesirli mermilerde) şiddetli çarpışma fünye ile kurma işlemini başlatır.

İşte burada, ilk hızda büyük bir etkisi olan ikinci ve üçüncü kaotik etkilerle karşılaşıyoruz: Mermi Gaz Halkası Sızdırmazlığı ve Top Ağzı Kalıntısı.

Merminin tabanındaki bakır halkalar piston segmanları gibi çalışır. Ancak bunlar üretim sürecinden dolayı hassas şekilde takılmaz ve yerleştirme işlemi metal bir lastiğin bir vagon tekerleğine ısıyla dövülerek takılmasına benzer. Bu da bu bakır sızdırmazlık halkalarının kovanı ve yivi gevşek, orta ya da sıkı şekilde kavraması anlamına gelir. Bazı tank mürettebatı, yalnızca biraz daha iyileştirme sağlamak için mermilerin üzerindeki bakır tahrik halkalarını ölçebilir, düzeltebilir, törpüleyebilir ve ayarlayabilir.

Çok gevşek olduklarında çok miktarda itici gaz kovan etrafından kaçar ve top ağzı çıkış hızında azalmaya neden olur. Çok sıkı olduklarında kovandaki aşırı sürtünmeden dolayı hızda bir azalma olur.

AP, HE, Smoke ya da başka hangi tipte olursa olsun kovan yivine göre çok fazla sıkı tahrik halkası olan tüm mermiler (yüksek sürtünme kayıpları) genelde "ovma" ya da "namlu temizleme" mermileri olarak kenara ayrılır.

Diğer sorun top ağzı kalıntısıdır. Bu, önceki merminin ateşlenmesinden kalan kalıntıdır. Son mermi temiz şekilde yanmadıysa, namluda çok fazla kurum ve kalıntı bırakacaktır. Bu da sonraki merminin namlu içindeki hareketine bir direnç doğurur. Ancak çok sıkı tahrik halkası olduğu bilinen bir mermi ateşlenirse bu mermi namlunun için temizleyecektir. Hiç bir topçunun bir AFV’ye karşı oldukça kullanışsız olacak bir HE, smoke ya da başka bir mermiyi bir AP mermisinden önce ateşlediğini duydunuz mu? Artık bunun nedenini biliyorsunuz.

M4A3E8 "Sherman" Tankı, 2. Piyade Tümeni, 72. Tank Taburu, B Bölüğü 76mm’lik topunu, 8. ROK Tümenine destek için "Napalm Ridge"teki düşman sığınaklarına ateşliyor.11 Mayıs 1952 tarihli fotoğraf. Fotoğraf ABD Ulusal Arşivlerindeki Army Signal Corps Collection’dan alınmıştır. Fotoğraf No: SC 398704. 

 

Bu sayede tüm bunlardan sonra mermi top ağzından, namlu içindeki ivmesinden kazandığı hızla çıkar. Yanmamış itici ve patlayıcı gazlar da namlu ağzından çıkarak geri tepmeye, ateş topuna ve dumana neden olur.

Bu noktada mermi hedefe yönelik uçuşunu sürdürür. Top ağzından çıktığı andan itibaren atmosferdeki sürtünme yüzünden hızını kaybetmeye başlar. Mermi üzerindeki gerçek sürüklenme miktarı mevsime, hava koşuluna ve havadaki nem miktarına bağlıdır. Sıcak ve nemli bir yaz günü havada daha fazla nem olmasına neden olur ki bu da kuru bir kış gününden daha çok aerodinamik direnç yaratır.

Bahar ile yaz arasındaki normal bir günde, ortalama bir APHE ya da AP mermisi, 500 metre yol aldığı süre içinde, 100 metre yol almasına göre karşılaştırıldığında, nüfuz etme gücünün yaklaşık %11’ini kaybeder. Bu da 100 metrede 100mm’ye kadar nüfuz edebilirken 500 metrede 89mm’ye kadar nüfuz edebilme anlamına gelir.

Mermi APC ise (balistik başlık yoksa) aerodinamik direnç daha fazla kötüleşecektir.

Mermi düşük kütleli (APCR) ya da dönerek ilerliyorsa, menzil içinde daha kararsız (APDS) hale geleceğinden aerodinamik dirençten daha fazla etkilenecektir.

90mm M3’ten ateşlenen HVAP mermisi ile vurulan Panther tankı kalkanı.

90mm M3’ten ateşlenen HVAP mermisi ile vurulan Panther tankı eğimleri.

 

Merminin isabet oranını etkileyen bir diğer faktör uçuş yolu boyunca havanın değişen yoğunluğudur. Bunları esintiler ve rüzgâr olarak görürüz. Bu değişen hava basıncı cepleri hedefi uzun mesafelerde az miktarda saptırır ve bu durum en fazla düşük hızlı toplarda görülür. Daha yüksek hızlı mermiler daha az etkilenir.

Mermi hedefe ulaşır ve zırha çarpar. Düz bir APHE ya da AP mermisi ise, mermi hızı çarpma etkisine dönüştüğünden temas noktası aşırı ısınır ve erir.

Burada nüfuz etme ya da etmemeyi belirleyen daha kaotik etkilerle karşılaşırız.

Hedefteki zırhın merminin kabiliyet sınırları dahilinde olduğu varsayılırsa, mermi çarpma anında yapısı üzerinde çok yüksek bir titreşim şokuna maruz kalacaktır, bu da varsa döküm hatalarını ortaya çıkarır ve mermiyi parçalara ayırabilir. Bu durum başarısız atış olarak sınıflandırılır.


Bunun olmasını önlemek için zırh üreticileri zırh yüzeyini sertleştirir. Mühimmat tasarımcıları mermiye yumuşak çelik ya da çelik bir başlık (düşük erime sıcaklığı olan) takar. Bu parça çarpma anında eriyecek, merminin hissettiği darbeyi yumuşatacak ve zırh ateşlenen silahta gönyeli değilse merminin burun tarafında kavranmasına,kuyruk tarafının hafif eğimli olmasına ve geliş açısının azalmasına neden olacaktır. Açı çok büyükse, mermi zırh boyunca yarıp geçer ve zırhı delebilene ve nüfuz etmeye başlayana ya da zırhtan sekene kadar sürtünme nedeniyle enerjisini ve performansını kaybeder.

Şimdi merminin başarıyla nüfuz ettiğini varsayalım.


90mm M3’ten ateşlenen AP mermisi ile vurulan Panther tankı alt ön plakası.

Nüfuz işleminde aşırı ısınan mermi, atalet boyunca odaklanan basıncı kullanarak zırh boyunca erir ve eriyen zırhı geçtiği yol boyunca arkasından atar.

Hedefin içine girdiğinde mermi, hıza, kütleye ve enerjinin yanı sıra geçilen zırhın kalınlığına bağlı olarak mat kırmızı ile akkor ısısı arasında olabilir. Akkor ısısı (aşırı ısınmış mermi) halinde, mürettebat anında ölür; varsa her türlü mühimmat o anda patlar ve bu bir M-4 Sherman ise, uçak yakıtı dolu benzin deposu kaynayıp patlayarak çok büyük bir ateş topu oluşturur. Bu durum gerçek hayatta vardır ama WoT’de yoktur! Ancak yalnızca tungsten, tungsten-kobalt ve uranyum katı mermisi nüfuz ettikten sonra akkor ısısına ısınır. Dövülmüş çelik, dövülmüş demir ve döküm demir mermiler bu sıcaklıklarda sıvılaşarak zırha nüfuz etmede başarısız olabilir.

 

Sovyet 76mm BR-350B

Alman 8.8 cm PzGr.39/43

 

Gerçi genelde zırh çok ince değilse mermi yalnızca çok kızgındır, bu durumda zırhın parçalanan parçaları, perçinler, cıvatalar ve isabet alan yüzeyin iç tarafında ne varsa hedefin iç tarafına ölümcül olmayan ama tehlikeli hızlarda püskürür.

Mermi katıysa, temas ettiği yanıcı nesneler, özellikle mühimmat, yakıt, yağ vb. ateş alır.

Ayrıca boyutuna göre APHE mermisinden daha fazla kütle taşır, bu yüzden ekipman, motor blokları vb. önüne ne çıkarsa ezer geçer.

Mermi APHE tipi olsaydı, hedef içindeki bu patlama hedefe girdikten sonra yere düşmeden ya da düştükten birkaç saniye sonra olacaktı. İçeridekiler patlayıcıysa, bu durumda mürettebat büyük olasılıkla, hedefin içinde havan bombası HE boyutlu patlamaya eşdeğer etki nedeniyle ölecektir. Patlamanın kapalı doğası şiddetinin artmasına neden olur. Patlama alevinin yoluna çıkan tüm mühimmat ya da makine de etkilenecektir. Mühimmat ile birlikte zincirleme bir reaksiyon başlar.

İçeridekiler patlayıcı ya da yanıcı (BR-251B, BR-350B vb.) ise mürettebatın üzerine yanan bir jel püskürecektir, zira her türlü mühimmat ve ekipman hedefi ve mürettebatı etkin bir şekilde savaş dışında bırakır.

Alman PzGr.39. APCBC-HE’de mermi tabanına monte edilen ve birkaç gram patlayıcı içeren bir el bombası taşır. Bu da, birincil hasar etkisi mermi tarafından gerçekleştirilirken hedef içinde şarapnel etkisine neden olur. El bombası yedek bir hasar verme silahı olarak işlev görür.

İşte çok fazla bilimsel olmadan temelde ne olduğu bu şekilde açıklanabilir.

 

Panzergranate

Kapat